“Yüzümde hüzünden gölgeler varsa, o hüzün yüzündendir olsa olsa.” - Özdemir Asaf

Monet’in Bahçesi

Yayın tarihi: Mart 10th, 2013 | Yazar: | Kategori: genel, gezi | No Comments »

Geçtiğimiz günlerde arkadaşlarımdan birinin aslında ödev olarak yazdığı, sonra da benim blogumda paylaşmak istediği yazılardan birisini sizinle paylaşıyorum. Sakıp Sabancı Müzesi’nin düzenlediği 9 Ekim 2012 – 6 Ocak 2013 tarihlerinde gerçekleştirilmiş olan Monet’in Bahçesi sergisine dair…

Monet’nin Bahçesi

Sergiye doğru adım adım merdivenlerden inerken önce sizi masallar diyarında hissettirecek “cıvıl cıvıl” kuş seslerini, suların hareketinin o mükemmel tınılarını hissedeceksiniz. Merdivenlerin bitiminde görselliğine hayran kalacağınız mükemmel bir bahçe karşılayacak sizi. Bir süre oradan uzaklaşmak istemeyebilirsiniz.

Huzur ve sükûnetin doruklarına ulaştıktan sonra artık Monet’nin bahçesini gezme zamanı. Her iki yanda da  kronolojik sırada hayatından kesitleri görmeniz mümkün. Okuyarak ilerliyoruz ve Güverny’de ki evinin planıyla karşılaşıyoruz. Bu planın soluna doğru baktığınızda Monet’nin Güverny’ye gelen bazı arkadaşlarını göreceksiniz. Sağa doğru döndüğünüzde Michel Monet’nin portreleriyle karşılaşacaksınız, bebeklik ve çocukluk portrelerine bakıp ilerlerken Jean Monet’nin ağzında piposu elinde gazetesiyle size baktığını hissedeceksiniz. Aile fertlerinin resimleriyle hayat bulmuş soy ağacını görüp belki de kendi soy ağacınızı oluşturmak isteyebilirsiniz.

Monet’i tanıyacak kadar bilgiye sahip oldunuz. Artık eşsiz bahçesini resmettiği tablolarıyla konuşma zamanı. O nilüferleri görüp büyüsüne kapılacak, sen nehrinin kıyısında oturmayı hayal edecek, dalların arasında ilkbahar tablosunu gördüğünüzde o mevsimde orada olmayı dileyeceksiniz. İleriye doğru baktığınızda daha büyük ebatlarda tablolarla karşılaşacaksınız ve bu tabloları 75 yaşında yapmaya başladığını öğrenince hayranlığınız bir kat daha artacak. Karakalem çizimlerini slayt olarak izleyebilirsiniz.

Sergiyi adım adım gezerek sonuna kadar geldiniz, farkında mısınız? O muhteşem görsel şölende zaman kavramını nasıl da unuttunuz değil mi? Tekrardan tablolara bakarak ilerleyeceksiniz ama artık hepsi hakkında fikir sahibi olacaksınız. Serginin başladığı yerde biraz daha durup karşılıklı iki duvarı kaplayan bahçede artık hayallerinizde Monet’le olduğunuzu ve tablosunu yaparken usulca onu izlediğinizi hayal edebilirsiniz.

Kesinlikle sergiye gitmenizi, o güzelliği görmenizi, doğaya nasıl aşık olunabileceğini Monet ile öğrenmenizi tavsiye ederim.

Konuk yazar: Çağla Keleş

Etiketler: , , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Önceki yazıyı okuyun:
Bekarlığa veda…

Aslında çok geç kalınmış bir yazı fakat, yorumlamadan geçemeyeceğim. Daha önce ki filmi olan romantik komediyi izlemiş, her ne kadar kopya...

Kapat